Herkese yeniden merhaba,
Biten ürünlerimi bloga yazmaya devam ediyorum:) Aylık gitmek çok daha mantıklı oldu benim için, farkettiyseniz aylık bile olsa baya bir ürün anlatır oldum.
Hadi Ekim ayında neler bitirmişim birlikte bakalım;
Kullandığı hayvanlar üzerinde deney yapmayan ürünleri iyi kötü tüm yönleriyle anlatmak isteyen kız.
Herkese yeniden merhaba,
Biten ürünlerimi bloga yazmaya devam ediyorum:) Aylık gitmek çok daha mantıklı oldu benim için, farkettiyseniz aylık bile olsa baya bir ürün anlatır oldum.
Hadi Ekim ayında neler bitirmişim birlikte bakalım;
Herkese yeniden merhaba,
En son yazımı 9 Eylül 2018'de yazıp beyaz yaka yoğunluğumdan buraları unutmuşum. Uzun zamandır blogumun varlığından bile habersizmişim gibi davranıyordum. Bumerangtan da teklif gelmemiş onca zaman ya da gelen teklifler hayatımda yer vermediğim markalara aitmiş, prensipliyim ya bilinçliyim ya o yüzden kendimi ne kadar sıkarsam, her alanda ne kadar kısıtlarsam ne kadar doğrucu davut olursam o kadar iyi. Bazen durup düşünüyorum da bu kadar farkında olmak bana ne kattı? Doğrularımla yaşamak sadece vicdanımı temiz tuttu.
Hiç aklımda yokken neler yazdım yine nasıl döküldüm. Galiba ben kendimi en iyi yazıyla ifade ediyorum. Uzun zamandır beni burda görmediyseniz ve bir şekilde denk geldiysek hakkımda ne düşündüğünüzü bu yazıya yorum bırakır mısınız? Gerçekten çok merak ediyorum. 2014'ten bu yana bu sayfada yazmak hep aynı hissi verdi bana sizdeki yerim aynı mı merak ediyorum doğrusu.
Artık konumuza döneyim mi? Bu başlığı asıl açma nedenime; Uzun zaman biten ürünlerimi sadece burda anlattım, sonra youtube a başladım, bi ara instagram igtv'de seri yaptım sonra storyde postta anlattım ama hepsini denedikten sonra ismini yazdığımda yorumumu bulamadığım hiç bir mecranın beni tatmin etmediğini anlıyorum. Önemli olan arayınca bulabilmekmiş benim için.

Çocukluğumda en sevdiğim şeylerden biri de ben okuldan geldikten sonra yemeğimi yerken kapının çalması, sütçünün gelmesi ve annemin tencerelere doldurttuğu sütü kaynatmasıydı. Niye derseniz, mis gibi tazecik sütü kaynadıktan sonra ılıtıp lıkır lıkır içmeyi çok severdim. Her ne kadar kaymağını ayırsam da o kaymak sonra birikir, kahvaltıda balla kavuşur, ekmeğime konardı.
Sonra aradan yıllar geçti. Ben büyüdüm. Haliyle biraz azalttım süt içmeyi. Ama yine de hiç vazgeçmedim süt sevgimden.
Eskisi gibi sütçü gelmiyor kapıya ama her yerde açıkta satılan süt görmeye başladım. Neredeyse her köşe başında açık süt bidonları var. Her ne kadar kaynamış sütü bardağa koyup ılıttıktan sonra içmeyi özlesem de açıkçası ben açık süt almıyorum. Çünkü güvenemiyorum. Sizde de öyle mi?
Açık sütlerin nereden geldiğini tam bilmiyorum. Bunca virüs, bakteri, mikrop ortalıkta dolaşırken ben bu sütleri güvenip alamıyorum. Bu konuda biraz araştırma da yaptım. Açık süt hakkında öğrendiklerim bu konudaki şüphelerimi haklı çıkardı.

Öncelikle en şaşırdığım nokta şuydu; açık süt aldığımızda evde kaynatırken besin değerinde ve vitaminlerinde ciddi kayba neden oluyoruz. Zaten çocuklar ve yaşlılar sütü özellikle besin değeri için tüketiyor. Onu da neden kaybedelim ki? Ayrıca ambalajlı UHT ve pastörize sütler kontrollü bir şekilde ısıl işlemden geçtiği için besin değerini korurken, insan sağlığına zararlı mikrop ve bakterilerden arındırılıyor. Ama açık sütler denetlenmediği için bu sağlık riski hep var. Çok ürkütücü!
Bir de “ısıl işlem” kulağıma biraz garip gelmişti ki onu da araştırdım. Isıl işlem dediğimiz şey zaten tüm dünyada insan sağlığına zarar verme potansiyeli yüksek mikroorganizmaların sütten uzaklaştırılması amacıyla uygulanan bir teknolojik yöntem. Bu yöntem esnasında sütlere katkı maddesi de eklenmiyor. Ayrıca Isıl İşlem Görmüş İçme Sütleri Tebliği diye bir tebliğ var ve sütler bu tebliğe uygun olarak ısıl işlemden geçiriliyor. Tabii bir de işin teknolojik boyutu var. Isıl işlem olarak kullanılan pastörizasyon ve UHT teknolojileri, tüm dünyada kullanılan, sağlık otoriteleri tarafından da kabul edilmiş en ileri teknolojiler. Teknolojiye güvenmenin ve kendi faydamıza kullanmanın güzel bir örneği yani süt meselesi.
Ben bu nedenlerle ambalajlı sütleri tercih ediyorum anlayacağınız. Zaten açık süte en başında soru işaretiyle yaklaşırken, şimdi bu araştırmalarımla tamamen uzaklaştım, ambalajlı pastörize ve UHT sütlere güvendim. Eğer hala soru işaretleriniz varsa lütfen konuyu burada bırakmayın ve siz de biraz araştırın.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Okuduğunuz için çok teşekkür ederim.
Anlarımı paylaştığım; Snapchat | Twitter | Facebook | Instagram hesaplarında beni 'bakimgunlugu' adıyla bulabilirsiniz,
Youtube da Tuğçe Akkoç olarak varım! :)
Sevgiler,
Tuğçe
İnstagram çekilişime katılmayı unutmayın!
İnstagram çekilişime katılmayı unutmayın!
Okuduğunuz için çok teşekkür ederim.
Anlarımı paylaştığım; Snapchat | Twitter | Facebook | Instagram hesaplarında beni 'bakimgunlugu' adıyla bulabilirsiniz,
Youtube da Tuğçe Akkoç olarak varım! :)
Sevgiler,
Tuğçe
Okuduğunuz için çok teşekkür ederim.
Anlarımı paylaştığım; Snapchat | Twitter | Facebook | Instagram hesaplarında beni 'bakimgunlugu' adıyla bulabilirsiniz,
Youtube da Tuğçe Akkoç olarak varım! :)
Sevgiler,
Tuğçe
Okuduğunuz için çok teşekkür ederim.
Anlarımı paylaştığım; Snapchat | Twitter | Facebook | Instagram hesaplarında beni 'bakimgunlugu' adıyla bulabilirsiniz,
Youtube da Tuğçe Akkoç olarak varım! :)
Sevgiler,
Tuğçe