27 May 2015

Manikür yardımcılarım #2 | Kalyon Tırnak ve Tırnak Eti Peelingi

Herkese yeniden merhaba;

Evde manikürünü kendin yap yardımcılarında bugün yine Kalyon markasından Tırnak ve Tırnak Eti Peelingi.


El, Yüz, Ayak, Vücut Peelingi olur da tırnak ve tırnak eti peelingi olmaz mı. Olmuş çok da güzel olmuş. İyi ki almışım dediğim ürünlerden biri oldu. Gratis puanlarımı alacak bişi bulamamışken değerlendirmek istedim ve sonuç 'iyi ki' oldu.


Manikürümü yaptım, ben kütiküllerimi kesmekten yanayım. İçim öyle rahat ediyor. Tabiki profesyonel kesemiyorum ve kendi manikürümüzü yaparken ister istemez tersten yaptığımız için mükemmel bir görüntü olmuyor. En azından benim için öyle. Mükemmel bir görüntü elde edenlerdenseniz bile bu ürünü çok seveceksiniz. Oje kullanın kullanmayın, tırnakların üzerinde bir katman olur ve bu katmanı manikür sırasında görürüz. Törpünün ucuyla kazımak katmandan tamamiyle kurtulmamıza yetmez üzerine tırnak dokumuza zarar verebiliriz ve canımız acıyabilir.



Bu ürünün güzelliği beklemek yok, tırnak ve tırnak etlerinize gelişi güzel sürüyorsunuz. İçinde görünen görünmeyen minik partikülleri parmak uçlarınızla hissedebilirsiniz.Ürünü uyguladığınız yüzeylerin emdiğini hissedene kadar nazikçe ovalayarak peeling yapıyorsunuz, bu kadar.


Ellerinizi yıkayın hafif nemli nerdeyse krem sürülmüş tırnak ve tırnak etlerine kavuşun.


Sonuç bir profesyonel yardımıyla olmasa da 'iyi ki' almışım dediğim bir ürünün sayesinde tatmin edici.



Adım adım bakıldığında yine beceriksizliğim hariç ürün gayet başarılı.

Ben bu üründen çok çok memnun kaldım. Herhangi bir video, dizi izlerken bakmanıza gerek kalmadan manikür işleminin son adımını tamamlayabilir bakımlı ellere kavuşabilirsiniz.



Yazılarımdan haberdar olmak için bloguma ABONE olabilirsiniz. 

Aynı zamanda İnstagramdayım ve Twitterdayım.

Sevgiler. 




26 May 2015

Manikür yardımcılarım #1 | Kalyon Tırnak Eti Temizleyicisi

Herkese yeniden merhaba;

Bakımını evde yapmayı sevenler el kaldırsın!

Benim kuaföre gittiğim çok nadirdir. Kişisel bakımımı evimde istediğim zaman keyifle yapmayı tercih edenlerdenim. Ha becerebiliyor muyum orası muamma ama geliştiriyorum kendimi. 

Bugün boş vaktimde özellikle youtube videoları izlerken yapmaktan keyif aldığım bir aktivitenin sadece bir adımındaki üründen bahsedeceğim.


Bu ürünü yeni keşfettim sayılır. Uzun zamandır da deneyimliyorum. İşimi oldukça kolaylaştırdı diyebilirim. Manikür zamanı artık çok daha kısa gözümde o kadarda büyümüyor.

Peki nasıl kullanıyorum?

Sadece ellerimi yıkıyorum ve başlıyorum. Fırçası ilk kullanımda sert zamanla açılıyor ama bir oje fırçası gibi olmasını beklemeyin.

Gelişi güzel kütiküllerin üzerine sürüyorum. 1-2 dakika bekletiyorum.

1-2 dakika sonunda ürün kütiküller tarafından emiliyor, ve tercihinize göre kesilecek / itilecek bölgeler yumuşacık oluyor.

Benim tercihin kesmekten yana. Törpünün ucuyla kütikülleri olabildiğince kesilecek kıvama getirip kaldırıyorum. Bebek makasıyla düzgünce hizayı bozmadan kesmeye çalışıyorum.


Hala kanattığım yerler oluyor, yok değil. Ancak eskisi kadar derin kesmiyorum artık. Daha sık manikür yapmayı tercih ediyorum. Hataları daha aza indirgiyor. 


Son halinde sadece suyla yıkayıp fotoğrafladım. Sonrasında bir ürün daha kullanıyorum. Süpriz olsun. Ondan sonra daha düzgün bir görüntü oluyor. 


Adımları yanyana koyunca beceriksizliğim göz ardı edildiğinde gayet başarılı bir ürün. Biterse tekrar alırım.

Benim bugün manikürümde anlatacağım adım buydu. Bir sonraki manikür yardımcılarım serisinde diğer adımları da anlatmak üzere.

Diğer manikür yardımcım;

Yazılarımdan haberdar olmak için bloguma ABONE olabilirsiniz. 

Aynı zamanda İnstagramdayım ve Twitterdayım.

Sevgiler. 

25 May 2015

Rutin #1 | Cilt Bakım

Herkese yeniden merhaba;

Yeni bir seri başlatıyorum!

Makyaj bloglarında cilt bakım rutinleri sıkça gördüğüm bir yazı tipi. Ben de bunu biraz daha genişleterek tüm rutinlerimi anlatacağım bir seri olsun istedim. Önce Rutine giren ürünlerin incelemesini yapıp, daha sonra gruplarına göre nasıl hangi sırayla kullandığımı anlatan rutin serileri yazacağım. Cilt bakımından sonra manikür, saç bakım, ağız bakım gibi serilerde gelecek.

Cilt bakımı her kadının makyajdan daha çok önem vermesi gereken bir konu. Cildinize ne kadar iyi bakarsanız, o kadar temiz, taze, pürüzsüz bir teniniz olur. Makyaj yapmasanız bile kendinizi iyi hissederseniz. Yaptığınız makyaj cildinize çok daha güzel oturur. Cilt bakımına önem vermezseniz, kendinizi çoğu zaman bırakın makyajsız, makyajlı bile iyi hissetmezsiniz. Cildiniz çabuk yaşlanır. Yaşıtlarınızdan çok daha fazla cilt problemi yaşarsınız. Kendine bakan kadın yaşıtlarından çok daha genç, taze ve bakımlı görünür. Kendinize bir iyilik yapın. Cildinizi temiz tutun. Bunun sırrı pahalı ürünleri kullanmak değil. Cildinizi tanıyarak bütçenize uygun ürünleri '' düzenli '' kullanmak. 


Çok ürün var gibi değil mi aslında değil. Ne az ne çok tam kararında ürün kullanıyorum. Ne kadar kendinize bakarsanız; o kadar az ten makyajı yapar, o kadar az cildinizi tıkar ve hava almasını engellersiniz. Bunların hepsi zincir.

Ürünleri sırayla nasıl kullandığımı anlatarak devam edelim.


Eve geldiğimde yüzümde makyaj olsun olmasın bu 3'lüyü kullanıyorum.

Benim günlük makyajımın temel taşı göz altlarımı kapatmak. Gözlerimde rimel olsun olmasın parmak ucuma biraz dalin alıp ellerimde köpürtüp gözlerimi nazikçe ovalayarak yıkıyorum. Makyajın çok büyük bir çoğunluğu suyla yıkarken akıp gitmiş oluyor. 

Kalıntıları temizlemek için önce gözlerimi daha sonra yüzümü biodermayla siliyorum. Pamuk olarak belirli bir marka takıntım yok. Market ya da benri hangisi denk gelirse hangisi ucuzsa onu alıyorum. Güzel bir indirim olmadan Gratisten pamuk almayacağım.

Hemen arkasına hem sıkılaştırma özelliği hem de kokusunu sevmeye başladığım için gül suyuyla geçiyorum. Gül suyunu asla tek başına tonik olarak kullanmıyorum. Bence tek başına çok yetersiz.

Bu adımlar sadece eve yeni geldiğimde uyguladığım adımlar. Sabah ve akşam cilt bakım rutinim aşağıdan itibaren başlıyor.


Cildimi temizleme işlemi en üşendiğim kısım maalesef. Özellikle kışın yüzümü bol suyla yıkamak işkence gibi geliyordu. O dönemler geçtiği için şimdi daha eğlenceli denilebilir resmen ferahlıyorum. 

Köpük temizleyicilerden hoşlanıyorum. Jel olanları önce köpürtmek sonra uygulamak bana iki iş gibi geliyor. Hazır köpürmüşü varken. Watsons'ın bu yüz temizleme pediyle köpük temizleyiciler çok daha iyi oluyor. Cyrene markasının köpüğüyle başta anlaşamadık bana 1 pompa yetmediği için temizlenmiyor gibi geldi 2 pompayla kullandığımdan beri aramız iyi. Ciltten kolay arınıyor, dikkat ettiğim en önemli noktalardan beri kesinlikle havluyla yüzümü kurulamıyorum. 2 yaprak kağıt havluyu yüzüme oturtup bütün suyu çekiyorum. Hem yüzüm tahriş olmuyor hem de yeni yıkadığım yüzüm nemli havludaki bakteri ya da herhangi bir kiri almıyor. Kendi havlunuzun olmasını da yeterli görmüyorum. Nemin olduğu yerde bakteri oluşumu kaçınılmaz. Bu yöntemle sivilcele probleminiz varsa da azalacaktır.


Cyrene'in toniğinden oldukça memnunum. Cildimi germiyor. Nemlendiriciye hazırlıyor mu bilemem, çünkü üzerine benim daimi favorim; Cyrene'in %2'lik AHA içeren Günlük cilt aydınlatıcı bakımını kullanıyorum. Bu ürün bir tonik değil, bir serum değil. Cilt bakım rutininize ek yerine herhangi bir ürün koyamayacağınız bir efsane. Efsane diyorum, çünkü bu ürün benim 2. şişem ben bu ürünün 3. 10. kısmet olursa 100. sünüde alırım. Çünkü cildimdeki renk eşitsizliklerini önleyerek, ten makyajı yapmadan dışarı çıkmamı sağladı. Cildimi aydınlattı ve cilt bakımı yapmanın önemini gösterdi bana. Gözüm kapalı tavsiye edeceğim, yerine bir başkasını koyamayacağım bir ürün oldu.

Cyrene ürünlerini satın almak için; www.cyrene.com.tr adresini ziyaret edebilirsiniz. 


Cildimi temizledim, arındırdım, tonikledim, aydınlatıcı bakımı da yaptım. Sıra geldi nemlendirmeye. Gece kremi olarak; eseence parlama karşıtı jel kremini kullanıyorum. Tekrar hiç bir ürün bulamazsam alırım belki ne çok iyiyiz ne de kötü, orta karar bir ürün.

Sabah rutinimde nemlemdirici olarak Solait SPF 50 güneş kremim var. Yaz kış güneş korumasız çıkmam. Makyaj altı kremi olarakta kullanabilirsiniz.

Sabah akşam göz altlarımı nemlendirmeyi ihmal etmiyorum. Dirty Works Göz kreminden memnunum bu tüpü bitmek üzere, elimde yedeği var. Daha sonra göz kremi arayışlarına göreceğim. Dirty Works markasını Gratislerde bulabilirsiniz.


Çok düzenli kullanmasamda aklıma geldikçe, cildimi buhara tutup yumuşattıktan sonra siyah nokta bandı kullanıyorum. Bu 2. kutum oldukça memnunum. Uygun fiyatlı oluşu çok iyi. Cettua markasını Gratislerde bulabilirsiniz.

Şu aralar düzenli maske kullanmıyorum açıkcası. Tekli maskeleri aklıma geldikçe kullanıyorum. Yedeklerim arasında bir kil maskesi var onu kullanmaya başlayacağım. Yağlı ve karma ciltliler özellikle yaz aylarında daha çok sebum sağlıyor. Haftada 1 kil maskesi çok faydalı. 

Peeling kullanmak istiyorum ancak deney yapmayan bir marka ve granülleri cildi çizmeyecek bir ürün arıyorum. Yardımlarınızı bekliyorum :)

Bioderma marka olarak hayvan deneyleri yapmayan ancak Çin'de satıldığı için Cruelty free ünvanını kaybeden bir marka. Elimdekiler bitince Cyrene misel solüsyonuna geçeceğim. Diğer ürünlerden Cyrene, dalin, dirty works cruelty free. Cettua hakkında bilgi bulamadım. Toparlayıp Watsons ve Gratis'e mail atacağım. 

Bahsettiğim ürünlerin detaylı yazılarını aşağıda bulabilirsiniz.


18 May 2015

Yeniler #7 | D&R / Gratis

Herkese yeniden merhaba;

Uzuuuuuun zamandır alışveriş yapmıyorum tam 2.5 aydır! Bu benim için rekor bir süre:)

Yaklaşık 1 ay önce en son alışveriş yazımı yayınlamıştım, ancak söz konusu aliexpress olunca işler göründüğü gibi olmuyor. Orda 6 ay önce sipariş ettiğim bayadır bende olan ürün de var. 4 ay geçmiş artık umudumu kestiğim anda gelmiş üründe var. Hali hazırda 2 ürün daha bekliyorum ancak iyi ki onları beklemeden yazmışım çünkü üzerinden ekstra 1 aydan fazla zaman geçmesine rağmen gelmediler. Gelince onları da instagramdan paylaşırım.


Paketleme oldukça sağlam ve düzenliydi haklarını vermek lazım. Ancak bu alışverişim birazda olsa D&R'ın azizliğine uğradı. Bu alışveriş aslında biraz ani oldu, planlı değildi. Ben kozmetik diyetinde olduğum gibi normal alışveriş yapmayı da bırakmıştım niyeyse. Bana sanki diyetimi bozmuşum gibi geldi ama aslında bozmadım. Azimle devam:)


Esrarengiz Bahçeyi duymayanı ayıplıyor, almayanı dövüyorlarmış diye duydum. Madem öyle ben de alayım dedim. Zaten çocukluğa dönmek benim işim! Başlarda da oldukça heveslenmiştim ama şu an aldığıma çok mutluyum. Fotoğraflarını çekmeden kullanmayacaktım tabi ki ama fotoğraflar geçen hafta çekildi, hala kullanamadım, çünkü tüm ihtiyaçlarımı kargo ücretsiz olsun diye tek bir yerden almak istedim. Boya kalemleriyle kitabı birlikte bulabildiğim yer D&R oldu. Ancak D&R önce kitaplarımı gönderdi, boya kalemlerimi tedarik etmek için zaman istedi. 5 iş günü tedarik süresi dolunca tekrar görüştük. Tekrar firmayla görüşeceklerini söylediler. 2 gün daha geçince iade istedim. İyi ki de istemişim 24'lü boya kaleminden daha ucuza 36'lı aldım. Hepsini henüz açtım. Bu yazıyı yazar yazmaz başlamak için sabırsızlanıyorum.

Gelelim aldıklarıma hepsinin linkini isimlerinin üzerine tıklayarak bulabilirsiniz.

Esrarengiz bahçe beklediğimden de kalın çıktı ve ciddi ciddi bitecek gibi değil. Alın ve rahatlayın. Gerçi ben şimdiden stres oldum renkleri nasıl kullanacağım konusunda ama olsun. Boyadıklarımı göstermeyi düşünmüyorum bile :D

Aklımda sadece Esrarengiz Bahçe vardı ama doyumsuzluk başka bişi. Hele ki alışverişe bu kadar ara vermişken. Sankı hemen bitecekmiş gibi farklı bir tane daha aldım, Renkler Sokağı kitabını da çok beğendim. Bu ikili beni çoook uzun bir süre oyalayacağa benziyor. 


Boyama kalemleri denince hepimizin aklına ilk Faber Castell geliyor. Çocukluğumun her anında yanımdaydı. Aklımda Sulu/Kuru 36'lı metal kutulu olan vardı. Ancak bu sitede bulamadım. Bulduğum sitede de kargoya para ödemek istemedim. İnternetten alışveriş yapınca kargoya verilen paraya acıyanlardanım. Tercihim önce Faber Castell 24'lü karton kutudan yana olmuştu. Ancak bir türlü tedarik edilemediği için iptal etmek zorunda kaldım. 

İyi ki de iptal edilmiş Faber Castell 24'lüye 18.99 'a alacakken, Kırtasiyeden Monami'nin 36'lı kuru boyasını 15 liraya aldım. Çok daha iyi oldu. 

Aldığım başka bir boya da Play-Doh 12'li yarım kuru boyalarıydı. Fiyatına aldanıp attım sepete. Çoğu rengi Monamidekilerle yakın olsa da ton farkı olanları da var. Almasam da olurmuş ama yine de kullanırım.

Boya kalemleriyle bu kadar uğraşacaksam güzel bir açacağım olsun dedim. Stabilo'nun hazneli açacaklarından aldım.

Kargoya para vermemek için aldıklarımdan pişman değilim zevkle kullanacağım.



İstanbul yazılı bez çanta'yı 5 lira gibi çok uygun bir fiyata aldım. Çanta oldukça ince çok hafif eşyaları taşımak için.


Şön Art Bozukparalık olarak geçen bu cüzdanıda yanımda küçük makyaj malzemelerimi taşımak için kullanacağım. Bugün yarın gelecektir ama dayanamadım ben bu yazıyı yazmamaya, sitedeki görselini ekledim. İsmine tıklarsanız daha detaylı bakabilirsiniz. İnstagramda bir görselde mutlaka kullanırım:)



2.5 aydır alışveriş yapmadığımı bile kardeşim birtutamben beni Gratis indiriminde unutmamış sağolsun. Duş jeli aşkım bir başka olduğu için Çilekli duş jeli ve Himalaya markasının ürünlerini denemek istediğimi bildiği için diş macunlarından almış. Kendisini İnstagramdan ve Blogundan takip edebilirsiniz. İkimizde Hayvanlar üzerinde deney yapmayan ürünleri kullanıyoruz.

Benim son zamanlardaki Yenilerim bunlardı. 



Yazılarımdan haberdar olmak için bloguma ABONE olabilirsiniz. 

Aynı zamanda İnstagramdayım ve Twitterdayım.

Sevgiler. 



14 May 2015

Saç Bakım #6 | Giovanni 2chic Mandalina ve Papaya Yağı Özlü Ultra Hacim Serisi

Herkese yeniden merhaba,

Saç bakımdan devam ediyoruz, ee daha yeni bir şampuan anlattın diceksiniz haklısınız da. Ancak bu şampuanı Urban Care'dan daha önce kullanmaya başlamış seyahatimde edinmiştim. Orda 2 hafta kullanım sonucunda şampuanı kokusunda ve etkili temizliğinden dolayı haftalık derinlemesine temizlik için kullanmaya karar verdim.



Daha uzun süredir kullandığım yazımın şampuanına gelecek olursak; kokusu beni alıp götürüyor. Sahil, deniz, kum güneş tatil diye sayıklamaya başlıyorum. İçeriğinde mandalina da olmasına rağmen papaya kokusu çok daha belirgin. Diğer makyaj bloglarında genellikle 2 chic serisinin yeşil renkli sanıyorum avakadolu olanını sıkça gördüm. Papayalı olana hiç denk gelmedim.

Benim saçlarım boyasız, ince telli, az ve yağlı tipinde. Bu yüzden kullandığım şampuanın pek bir önemi oluyor ben de. Bu şampuan aslında tam da bana göre; ince telli ve güçsüz saçlar için. Saça enerji ve hacim kazandırdığını vaadediyor. Şampuan tercih ederken önceliklerim arasında kokusundan sonra önem verdiğim ya yağlı saçlar için olması ya da hacim vermesidir. Bu zamana kadar bu tarz çok şampuan kullanmış biri olarak, sadece şampuanla hacim verileceğine inanmıyorum. Ancak hacim veren duş sonrası ürünlerin etkisini gözle görülür biçimde arttırdığını gözlemledim. Sadece şampuan ve saç kremiyle hacim etkisini beklemeyin derim ben. Ya da benim için bu durum geçerli, çünkü köpükle ve spreyle bile belirli bir saatten sonra saçlarım sönüyor.



Urban Care kadar olmasa da saçlarınızı daha durularken gıcır gıcır sesi çıkarmasa da. Kuru şampuan ve saç bakım ürünü kalıntılarını tatmin edici düzeyde temizlediğini söyleyebilirim. Şampuanı tek başına hiç kullanmadım her zaman hemen arkasına saç kremini kullandım. Şampuanı sedefli somon renginde kremsi, kremi daha yoğun yapıda beyaz renkli. Saçlarımı yumuşattı diyemem her zamanki gibiydi. Ancak sertleştirmedi de. Etkisi bu olmamasına rağmen tuhaf bir şekilde yağlanmasını geciktirdiğini hissettim. 



Giovanni ürünlerinin içeriği oldukça temiz paraben, sülfat ve PEG'ler içermiyor. Buna rağmen köpürmesi gayet yerinde. Genelde doğal içeriği temiz şampuanlar köpürmez ve bize istediğimiz temizlik hissini vermez. Bu şampuanda onu yaşamadım. Kokusu ilk saatlerde hissediliyor ama çok ciddi bir kalıcılığı yok. En sevdiğim özelliklerinden biriyse kapağının kolayca açılabiliyor olması. Bu bize ambalajını kesmeden içindeki ürünü dibine kadar kullanabilmemiz. Fiyatları diğer şampuan fiyatlarına göre pahalıya yakın durumda. Güzel indirimlerde değerlendirilebilecek bir ürün. %30 indirimli hali yanlış hatırlamıyorsam 17 lira civarındaydı. Ürün 250 ml.

Giovanni marka olarak hayvan deneyleri yapmayan tavşan sembolü olan sadece Gratislerde bulunan bir marka. Ürünleri temiz içerikli, mükemmel kokulu ve günlük kullanıma uygun ürünler.

Tekrar alır mıyım? Denediğime pişman değilim, benim için ortalama bir üründü. Başka markaları ve bu markanın diğer serilerini de denemek istiyorum. Ancak güzel bir indirimde bulursam kokusu sebebiyle alabileceğim bir ürün. 


Yazılarımdan haberdar olmak için bloguma ABONE olabilirsiniz. 

Aynı zamanda İnstagramdayım ve Twitterdayım.

Sevgiler. 


4 May 2015

Bitenler #7 | Nisan

Herkese yeniden merhaba;

Bitenler yazıları makyaj bloglarında okumayı, izlemeyi, yazmayı en çok sevdiğim konu. 3-4 aylık birikimler hem beni çok yoruyor hem de sizi sıkabiliyor. Ürün bitirmeyi ve bitenler konusunu bu kadar seviyorken, her ay bitiminde kaç biten ürünüm varsa sayısı önemli olmaksızın, yeni ay başlangıcındaki ilk blog gününe yazısı hazır olacak. Bitenler yazısı rutinim her ayın son günü gecesi aktivitesi olacak. 

Bu ay neler bitirdim?


Aylık yazmaya karar verdiğim ilk ay yine de hatırı sayılır ürün bitirdiğimi düşünüyorum.


Bu ay havalar biraz ısınmış olabilir ancak ellerimi nemlendirmeyi ihmal etmedim.
Madame Coco Amber el kremi favorilerimden yedeklerim var.
Dalan d'olive zeytinyağlı el kremlerinden küçük daha az yoğun kıvamdaki formu favorilerimden, yoğun bakım kremi bana artık ağır ve hafif yağlı geliyor. Seyahat boyu ayak kremi olarak alabilirim çünkü bu 2 tüpü de ayak kremi olarak kullanıp bitirdim.
Bebak bademli el kremi kokusu güzel yapısı da hafif çok bitirdim severek kullanıyorum. 
Watsons çikolatalı ve vanilyalı el kremi, bu biten 2. tüpüm, yenisini kullanıyorum yedeğim var çok memnunum ancak yenisini almayacağım. Çünkü Çin'de üretildiğini görmeden almışım. Artık markanın deney yapıp yapmamasına bakmakla kalmıyoruz. Bir de üretim yerine bakıyoruz.


Apaks disk pamuk; Bim marketlerde satılıyor. 1.45 gibi bir fiyatı var. Dikişsiz, yumuşak uygun fiyatlı daha ne olsun.

Perlodent Ağız Bakım Suyu, daha önce büyük boyunu kullanmıştım. Küçük boyunu da seyahat için almıştım. Ağız bakım suları kullanma döneminde olduğum için kullanmak istedim ancak bu şişeden hiç memnun kalmadım. Yeşil renkli olmasına rağmen, tadı çok acıydı dilimin ucu çok yandı. Büyük boyunu alıp almamayı düşünür oldum. 

Watsons Naneli Diş İpi, Naneli değil sıradan bir ipti. Bitirdiğime mutluyum. Tekrar almayacağım.

Balmi Naneli Lip Balm: Çok severek kullandım. Nemlendirmesi rengi çok şirin. Ambalajı da çantamda taşımak istediğimde ince bir lastikle güvenliydi. Sonlarına doğru beni biraz zorladı, içindeki ürünü küçük bir kaba boşaltmak zorunda kaldım. Çok sevmeme rağmen Çin'de satıldığı için tekrar almayacağım.

Cettua siyah nokta bandı, fiyatına göre performansı başarılı. İndirimde stoklayacağım.


Vanilya ve Avustralya Fındığı içeren duş jeli, kokusunu ve yapısını çok sevdim. Diğer çeşitleri de ben de var. Onları da kullanıp yorumlarımı yazacağım.

BeeBeauty yeşil elmalı duş jeli, buram buram bir yeşil elma kokusu severseniz seversiniz. Yapısı jel kıvamda. 150 ml duş jelini uzun bir süre bitiremedim. Oldukça bereketli bir ürün. Diğer çeşitlerini de denemek istiyorum.


Çöpe giden iki ruj fırçası. Kapaklarının azizliğine uğramışlar. Olan rujlarımın son kullanma tarihleri geçtiği ve rujla rahat edemediğim için zaten ihtiyacım kalmamıştı. Yenilerini almayacağım.

Benim Nisan ayı boyunca bitirdiğim ürünler bu şekildeydi. Her ay düzenli yazmaya çalışacağım. Her ayın ilk günü belki olmayabilir ama her ayın ilk yazısı bitenler olacaktır.

Bu yazımda bahsettiğim ve detaylı yazısını yazdığım ürünler;

Duş Jeli #3 | Creightons Vanilya&Avustralya Fındıklı





Diğer Biten ürünlerimin yazıları;

Bitenler #1

Bitenler #6


Yazılarımdan haberdar olmak için bloguma ABONE olabilirsiniz. 

Aynı zamanda İnstagramdayım ve Twitterdayım.

Sevgiler. 


LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...