16 Eyl 2015

PUMA IGNITE XT İLE SPOR YAPMAK ARTIK ÇOK DAHA KEYİFLİ!

Ignite XT ile Daha Fazla Hareket Daha Fazla Enerji!


Spor ayakkabıları, spor ve antrenmanların en önemli olmazsa olmazlarından  biri. Onsuz bir spor düşünülemez bile. İyi bir spor ayakkabısı, sağladığı  konfor kadar tasarımıyla da  etkilemeli. Özellikle sporu, hayatlarının bir parçası haline getiren insanlar için doğru spor ayakkabıyı seçmekten daha önemli bir şey yok denilebilir.


Yoğun antrenman temponuza uyum sağlayan, enerjinizi ve hareket kabiliyetinizi en üst seviyeye çıkaran bir ayakkabıyı seçmek, yapacağınız sporun kalitesini de artıracaktır. 


PUMA Ignite ailesinin en yeni üyesi olan Ignite XT, bir antrenman  ayakkabısı olarak tüm beklentilerinizi karşılıyor. Modern ve şık tasarımıyla dikkat çekerken, sağladığı maksimum enerji ile enerjinizi zirveye taşıyor ve sporu daha keyifli hale getiriyor.



Ignite XT yüksek geri sekme ve Ignite Foam yastıklaması ile hareket kabiliyetinizi en yüksek seviyeye çıkararak darbe etkisini azaltıyor ve uzun süreli dayanıklılık sağlıyor. Ignite XT, koşu yaparken verdiğiniz enerjiyi size iade eden köpük teknolojisi ile sizi bitiş çizgisine taşıyarak bir sonraki hedefinize ulaştırıyor.



Ignite XT, bütün ayakkabı boyunca uzanan esneme kanalları sayesinde her yönde hızlı ve dinamik hareketi mümkün kılıyor.  Orta ve yan yüzlerde artırılan topuk kalınlığı yanal hareketleri desteklerken, dış tabanda yer alan sağlam kauçuk kapsüller ağırlık yapmaksızın zeminle tam temas ve tutuş sağlıyor. Dünyanın En Hızlı Adamı  Usain Bolt ve ünlü yıldız Rihanna da antrenman yaparken, uzun süreli performans vadeden PUMA Ignite XT’yi tercih ediyor. Ignite XT, sunduğu renk seçenekleriyle antrenmanlarınızı ateşliyor. 




Yoğun antrenmanları boyunca yüksek enerji isteyen sporcular için özel olarak tasarlanan PUMA Ignite XT, çok yakın zamanda bir ikon haline gelecek gibi gözüküyor.



Siz de en esnek koşu ve antrenman ayakkabısını deneyimlemek isterseniz, Ignite XT’yi tüm PUMA mağazalarında ve www.puma.com/ignite adresinde bulabilirsiniz.


 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

15 Eyl 2015

Ağız Bakım #6 | Himalaya Mint Fresh Diş Macunu


Herkese yeniden merhaba,

Uzun zamandır kullandığım ve artık bitirmek üzere olduğum Himalaya mint fresh diş macununu anlatmamın zamanı geldi.



Marka hakkında bildiklerimi anlatmak isterim; Marka ülkemizde Gratislerde satılıyor, ürünleri hayvanlar üzerinde deney yapmıyor hatta çoğu ürünü bitkisel ve vegan içerikli. Markanın ülkemizde ağız bakım ve cilt bakım üzerine oldukça geniş bir ürün sklası var. Yüz temizleme jelini de deneyimleme fırsatım oldu, yakın zamanda onu da anlatacağım.




Genellikle kullandığımız diş macunları beyaz renkli daha koyu kıvamlıdır, bu diş macunu hem yeşil renkli hem de jel kıvamında. Ancak içinde boya, paraben gibi zararlı ürünler olmadığı için ağzı ve diş fırçasıni boyamıyor. Köpürmesi de gayet yeterli. Adından da anlaşıldığı gibi ferah nane tadı bırakıyor, hatta ilk kullandığımda verdiği ferahlığa inanamadım. Ama kullandıkça etkisi ve verdiği ferahlık azaldı.

Bence bu diş macununu yanında başka bir diş macununu düzenli olarak kullanmalı ve ferahlık istenildiği zaman bu macun arada kullanılmalı, çünkü sürekli kullanımda ilk etkisini kaybediyor.

İçeriğinde rahatsız edici bir madde yok, dişleri benim gibi hassas ve çok hassas olanların bu diş macunundan biraz uzak durmaları gerektiğini söyledi diş hekimim, çünkü içerisinde dişe yararlı tedavi edici hiç bir madde yokmuş, tamamen bitkisel olduğu için. Bu maddelere Florürde dahil, bu diş macununda florürde bulunmuyor. Hassas dişlere sahip olanların florürsüz diş macunu kullanmaları önerilmiyor.



Markanın hayvanlar üzerinde deney yapmadığıni belirtmiştim, bu ürün hem tavşan ikonuna sahip hem de %100 vejeteryan bir ürün, bu konuda hassas olanlar için cilt bakım ve ağız bakımda tercih edebilecekleri bir marka.

Dişlerimizi bir şeyler yedikten 20 dakika sonra fırçalamalıyız, dişlerimizi fırçaladıktan 30 dakika sonra yiyeceksek bi şeyler yiyebiliriz.

Kullandığım diş macunlarını ve ağız bakım ürünlerini detaylarıyla anlatmaya devam edeceğim, çünkü genetik olarak sorunlu olduğu için neler kullanırsam kullanayım başımı diş hekimlerinden alamıyorum. Benim gibi ağız bakımına önem verenler için hekimimden öğrendiğim her şeyi hangi ürünün nasıl kullanılması gerektiğiyle ilgili ilk ağızdan bir yazı hazırlıyorum.

Yazılarımdan haberdar olmak için bloguma ABONE olabilirsiniz.

Aynı zamanda İnstagramdayım ve Twitterdayım.

Snapchat adım: bakimgunlugu

Sevgiler.




14 Eyl 2015

Roll-on #2 | Crystal body deodorant stick


Herkese yeniden merhaba,

Yazmayalı uzun zaman olmuştu. Özlemişim ve bu yıl ara vermeyi düşünürken aslında yapamayacağımı anladım. Bu yıl kpssye çalışıyorum, belki sonlara doğru blog yazılarının sıklığı azalabilir ama şimdiden deli gibi yazmak istiyorum. Hem anlatacak ürünler, alışverişler hem de içimdeki yazma isteği çok birikti. Paylaştıkça anlattıkça rahatladığım için bırakabileceğimi hiç sanmıyorum.



Biraz uzun bir girişten sonra konumuza dönebiliriz. Roll-on arayışlarım hala sürüyor, hem koruyan hem içeriği temiz hem de hayvanlar üzerinde deney yapmayan ürünü bulmak çok zor. Hala arıyorum, aradıkça da roll-on serileri uzayacak gibi duruyor.

Bu roll-on'u yine çok şişiren çok öven bloglar sayesinde aldım. Iyi ki küçük boyunu almışım. Başlarda kullanım kolaylığıyla sevdim sandım ama ıı-ıhh olmamış bu ürün, şimdi neden olmadı onlardan bahsedeyim.



Öncelikle bu tarz bir ürün hiç kullanmamıştım, ürün bildiginiz taş. Banyoda tutmak gerekiyor çünkü her seferinde odadan alıp banyoya götürüp kullanıp getirmek biraz sıkıntı. Ürünü suyla ıslatıp koltukaltınıza uyguluyorsunuz, ıslaklık üzerinde çok kalmadığı için her koltukaltına en az 2 kez ıslatmak gerekiyor. Islaklığı geçince kullanmaya devam etmeyi denemeyin bile çünkü oldukça acıtıyor.



Bir önceki anlattığım roll-on hayatımın roll-on'u dediğim amway body series'e aitti ama onda da hem başta çok ürün gelmesiyle ıslaklık bırakıp rahatsız ediyordu, hem de içinde alüminyum olduğu için biraz tedirgin olmaya başlamıştım, yoksa marka deney yapmıyordu, içeriği temiz olsaydı kesinlikle kullanmaya devam ederdim çünkü çok çok basarılı.

Ancak bu ürünün tek güzel yanı ; -deney yapmamasıni artık saymıyorum bile- kullanım sonrası sadece su olduğu için ıslak bir hissi yok dolayısıyla iz bırakmıyor.
Ancak o kadar kötü koruyor/koruyamıyor ki, terinizin kokusunu önlemek bir yana, resmen kokusu üzerinde etki yapıp daha da kötüleştiriyor. Hayatım boyunca bu kadar kötü kokmadım dedirtti bana. O günden beri de kullanımını bıraktım. 

Ayak kokusu içinde kullanılabiliyormuş, ayaklarınız kokmasa bile koku yapan ayakkabılarınız varsa onlardan sonra kullanabilirsiniz. Temiz ayaklarınızın tabanına ürünü suyla ıslatıp uygulayabilirsiniz. Sanırım bu şekilde bitirmeye çalışacağım, çünkü çok fazla bereketli bir ürün.


İçeriğine gelecek olursak;
Alüminyum, paraben, chlorohydrate içermiyor.

Hipoalerjenik, kokusuz, unisex kullanılabiliyor.

Sanırım tek iyi yanı özellikleri ve iz birakmaması. 

Bende işe yaramaması sizin sevmeyeceğiniz anlamına gelmiyor tabiki, az terleyen biriyseniz bir şans verebilirsiniz.
Markanın tek kullanımlık mendilleri ve roll-on şeklinde ürünleri de var, onlarıda denemeyi düşünüyorum.

Crystal markasını sadece Gratislerde bulabilirsini.

Yazılarımdan haberdar olmak için bloguma ABONE olabilirsiniz. 
Aynı zamanda İnstagramdayım ve Twitterdayım
Snapchat:bakimgunlugu
Sevgiler. 

10 Ağu 2015

Makyaj Süngeri #2 | Watsons

Herkese yeniden merhaba;

Bayılarak kullandığım Eklips Makyaj süngerini uzun sürece raflarda bulamayınca ya bi şey olursa korkusuyla yedeklemek ve denemek amaçlı Watsons'tan kendi markasının süngerini aldım. 


Almasaydım da olan bir ürünmüş, siz de alıp yanılgıya düşmeyin diye detaylıca yazmak istiyorum. 

Eklips süngerden ne kadar memnun olduğumu artık bilmeyen yoktur herhalde. Sünger bir beauty blender kadar olmasa da oldukça fazla suyu içine alıyor, büyüyor gözenekleri açılıyor, kuru halide yumuşak ancak nemli hali yumuşacık olan bir sünger. 

Watsons sünger ise kuru halde oldukça sert ve tok. Islak hali de pek yumuşak sayılmaz, hatta büyüyor bile sayılmaz. Bir keresinde acelem olduğunda biraz sert hareket etmiş ve bastırmış bulundum, göz altlarım ciddi şekilde acıdı. Çok yumuşak uygulamayla bile biraz tahriş edebilme durumu var.


Kapatıcıyı göz altıma sürdükten sonra süngeri aldığımda nerdeyse ürünün yarısını emiyor ve çok ürün harcamaya neden oluyor. Ürünü anında emdiği gibi süngerden hemen çıkarmak gerekiyor, gözenekleri çok sık olduğu için yerleşince temizlemesi de zor oluyor.

Eğer bir sünger arayışındaysanız kesinlikle Watsons süngeri almayın. 10 lirayı haketmeyen bir ürün. Onun yerine raflarda eskisi gibi yerini alan eklips süngeri indirimsiz 5.90 liraya indirimi bekleyerek çok daha uygun fiyatlara alabilirsiniz. Çok daha memnun kalırsınız. Eklips süngeri bile sert bulanlar bu süngerle kesinlikle anlaşamazlar. Benim elimde olduğu için arada kullanacağım, ancak size kesinlikle tavsiye etmiyorum.

Hatırlatmak isterim Watsons marka ürünler hayvanlar üzerinde deney yapmıyor!

Eklips sünger hakkındaki görüşlerimi daha detaylı okumak isterseniz;


Yazılarımdan haberdar olmak için bloguma ABONE olabilirsiniz. 

Aynı zamanda İnstagramdayım ve Twitterdayım.

Sevgiler. 

Vücut Losyonu #5 | Bebak Zeytinyağlı El ve Vücut Nemlendirici Krem

Herkese yeniden merhaba;

En son vücut losyonu yazımı nisan ayında yazmışım, 1 litrelik bir ürünü kullan kullan bitiremiyorum diyordum ki, bitiyormuş. Sabırla 1 litre vücut losyonu kullanmak arada sıkıcı olsa da tam anlamıyla kullandım ve yeni bir ürüne geçme fırsatı buldum. 

Bebak ürünlerini severek kullanıyorum; Markanın Türk markası olması, hayvanlar üzerinde deney yapmıyor oluşu, uygun fiyatlı oluşu bir sürü artılarında sadece bir kaçı. Marka her geçen gün ürün yelpazesine yenilerini ekliyor ve bir Türk markasının bu denli büyümesi çok mutlu edici. 


Sıcaklardan bayıldığımız bugünlerde hem cildimi nemsiz bırakmak istemiyor hem de üzerinde zeytinyağı yazdığı için acaba ağır olur kullanamaz mıyım diye şüpheyle yaklaşıyordum. 

Bu krem öyle bir krem ki;

Zeytinyağlı olduğu için cilde inanılmaz bir nem veriyor. 

Yaz kış rahatlıkla kullanıp üzerinizi hemen giyinecek kadar çabucak emiliyor.

Kokusu biraz garip, burnunuza götürüp koklamadıktan sonra zaten kokusunu almıyorsunuz. Kalıcılığı da yine burnunuzun dibine teninizi getirip koklamadıktan sonra anlaşılmıyor. 


Ürünün rengi tıpkı ambalajı gibi yeşil, açtığımda beyaz renkli bir krem bekliyordum sanırım, görünce şaşırdım. Yapısı ne çok katı ne de sıvı ortalama bir kıvamda. Sürdüğünüz yerde emiliveriyor. Uygulaması çok rahat.


İçeriğini merak edenlere; Pek masum sayılmaz. İçeriğe benim gibi takılmıyorsanız seveceğiniz bir ürün olur. Bu konulara takıntılıysanız araştırmadan almayın ben takılmadığım için okumuyorum pek belki de benim yaptığım yanlış içinde petrol türevi bir madde olan petrolatum var. Petrolatum likit parafin demek, ürünün vaadettiği yumuşaklığı ve parlamayı bu madde sağlıyor. Bebekler kadar hassas ciltli olanların kullanmaması gereken bir ürün, gözenek tıkayıp toksinlerin vücuttan atılmasını engellediğini okudum. Normal ciltlilerde sorun olacağını sanmıyorum. Ben oldukça memnun kaldım.

İçerikleri kalem kalem incelemek yazıyı çok uzatıyor. Vaktim olduğunda dikkatimi çeken içerikleri araştırıp ayrı bir yazı halinde yazacağım.


Diğer Vücut Losyonu yorumlarım için;





Yazılarımdan haberdar olmak için bloguma ABONE olabilirsiniz. 

Aynı zamanda İnstagramdayım ve Twitterdayım.



Sevgiler. 

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...