12 Kas 2015

Ağız Bakım #7 | Perlodent Dil Fırçası

Herkese yeniden merhaba,

Bugün size ağız bakımıyla ilgili öğrendiğim çok küçük gibi görünen ama çok etkili bir yöntemden bahsedeceğim.

Dil fırçasının varlığından ben yeni haberdar oldum sayılır henüz 4-5 ay oldu. Diş hekimimle neyi nasıl yaparız. Ne benim için yararlıdır ne değildir konusunu hem benim ilgimden hem de diş hekimimin bilinçli olmasından dolayı çok sık konuşuyoruz.

Bildiğiniz üzere ben ağız çalkama sularını çok seviyorum ve ağız bakım rutinimde olmazsa olmazlardandı. Nede dı? şimdi ondan bahseceğim.

Ağız çalkama suyu aslında her zaman kullanılmaması gereken, ya da kullanılmasa da olur denilen aslında bir göreve hizmet ederken görevi bittikten sonra kullanmanın mantığı olmayan bir ürünmüş. Şimdi o durumlar neler biraz onlardan bahsetmeye çalışayım.

Öncelikle bilgiler bana ait olmayıp bilenin ağzından konuştuğumu baştan belirtmek isterim. Aranızda diş hekimi olup benim yanlış aksettirdiğim bir konu olursa da beni uyarırlarsa çok sevinirim çünkü hem fikir ayrılığı olabilir hem de benim aklımda yanlış kalmış ya da yanlış uygulama yaptığım bir nokta olabilir.

Diş yapım genetiğim yüzünden ne kadar iyi bakarsam bakayım çürümeye oldukça meyilli ve bir o kadar da sorunlu. Bu konuda şanssız doğanlardanım.

Tedavi süreçlerim çok uzun ve çoğu dişimde dolgu olduğu için diş hekimi tavsiyesiyle ağız çalkama suyu kullanmaya başlamıştım. Tedavi boyunca kullanılması gerektiğini sonradan öğrendim. Aslında dönemlik kullanılması gereken ürünlermiş. Tabi ki bu benim kendi diş hekimimin görüşü bana da mantıklı geldiği için onun yöntemlerini uyguluyorum. Bu konuda fikir ayrılığı yaşayan meslekdaşları da var elbet. Sonuçta doğru 1 tane değil. 

Tedavi bitti ancak ben bana diş macununun yetmediğini ve ağız kokusu oluştuğundan bahsettim. Bu nedenle kullanmaya devam etmek istediğimi anlattım. Ağız kokusunun dil ve yanaklardaki bakterilerden kaynaklı olduğunu ve düzenli olarak yanaklarımı ve dilimi fırçalarsam kokunun zamanla ortadan kaybolacağını söyledi.

Sorduğum ilk soru nerden ve hangisini alacağım? oldu. Adına aşina olduğum için çeşitli olabileceğini düşündüm. Hakikatende öyleymiş baya fazla çeşidi ve fiyat aralığı değişken ürünler varmış ama hangisini kullandığımızın pekte bir önemi yokmuş. En ucuzundan en pahalısına hepsi aynı. 


Klinikte hemen aliexpress telefon uygulamasından karşıma çıkan ilk dil fırçalarını gösterdim bunlar gayet uygun cevabını alınca hemen orada sipariş ettim. Tanesi 0,50 $'dan başlıyorlardı. Uzunca bir süre bekledikten sonra artık gelmeyecek derken buradaki alışverişimde bahsettiğim gibi Rossmann'da perlodent markasının dil fırçalarını gördüm. İndirimde olması işime geldi indirimsiz de olsa alacaktım; fiyatı:2,99lira. Mavi yeşil pembe çok şeker renkleri var. Aldığım ilk günden beri çok severek kullanıyorum. 



Peki nasıl kullanıyorum?

Dişlerimi fırçaladıktan sonra sabah ve akşam olmak üzere sadece dilimdeki her yeri temizlediğimden emin olmak için anlatacağım adımları dilimin her iki yanından uyguluyorum. Dilin sonundan ucuna biraz bastırarak ucuna doğru fırçayı çekiyorum, hepsi bu. Dilde anlık bir kuruluk hissedecekseniz, bakteriyle birlikte tükürüğü de aldığı için ağzınızı kapatma hissi gelecek. Bu adımdan sonra ağzımı tekrar çalkama ihtiyacı duymuyorum kapatmam yeterli oluyor. Bu şekilde ağız kokusunu çok büyük ölçüde önledim. Sabahları daha kokusuz bir ağızla uyanmak elimizdeymiş.




Ağız kokusu sorunu yaşıyorsanız; Bu kadar uygun fiyatlı ve eskiyene kadar kullanabileceğiniz bir ürün varken hiç durmayın derim. Nerde en beğendiğiniz uygun fiyatlı dil temizleyicisi/fırçası görürseniz bir tane edinin ve kullanmayı alışkanlık haline getirin. Farkı hissettiğiniz an bu zamana kadar boşuna çekmişim diyeceksiniz.

Uzun oldu ancak bildiklerimi aktarabildiğimi umuyorum.

Okuduğunuz için çok teşekkür ederim!

Ağız bakımıyla ilgili ürünlerin yazıları gelmeye devam edecek. Genel bir yazı yazmayı da istiyorum.

Yazılarımdan haberdar olmak için bloguma ABONE olabilirsiniz.

Snapchat/Twitter/İnstagram: bakimgunlugu

Sevgiler.



11 Kas 2015

Concealer #3 | Gosh Click'N Concealer Stylo Anti-Cernes

Herkese yeniden merhaba;

Uzunca bir süredir makyaj malzemesi anlatmıyordum. Sadece cilt bakım ve kişisel bakım ürünlerinden bahsediyordum. Makyaj malzemelerim son zamanlarda baya bir arttı ve anlatmadıklarımda vardı. Bu aralar makyaj malzemelerimin detaylarına ineceğim. Aslında nasıl durduğunu da göstermek istiyorum ancak kendimi çekmeyi henüz becerebilmiş değilim. :/ Yapanlar bana da anlatabilir mi??

Concealer benim makyajımın temel taşı. Hiç bir şey yapmak içimden gelmese de iyi hissetmek istiyorsam ve bi şeyler de kullanmak istiyorsam sadece burada yerden yere vurduğum ama bir süre sonra kullanmayı öğrendiğim correctorı kullanıp üzerine concealer geçip pudrayla sabitliyorum. Ten makyajı yapan biri olmadığım için lekem varsa üzerine sadece concealer geçip yine pudra kullanıyorum. 



Gosh markasıyla buradaki alışverişimde tanıştım. Elimde 2 ürünü mevcut. Concealerı anlatmakla başlayayım; Öncelikle ambalajı oldukça şık duruyor ama fiyat gramaj ilişkisinden bahsetmek istiyorum. Ürün sadece 2,9 ml ki bence oldukça az ve fiyatı 28 lira olmalı. %50 indirimle 13,90'a aldığımı hatırlıyorum. Ancak ürünü tam anlamıyla inceleseydim ve gramajının 2,9 ml olduğunu görseydim kesinlikle almazdım. Görüntüsü beni yanılttı. Bu kadar az ürün olduğunu fotoğraflarken farkettim. 



Fırçası ürün emecek cinsten değil oldukça plastik, kaygan ve ürün üzerinden akıp gidiyor. Fırçalı olması herhangi bir ürün kaybına yol açmıyor. Ancak sanıldığının aksine fırçalı oluşunu pek sevemedim, gözaltlarıma uygularken verdiği o plastiğimsi lastiğimsi his beni huylandırıyor. Bir yere sürerken fırçanın geçtiği yerde ürün kalmıyor ve fırçanın etrafındaki yerlere dağılıyor. 



Bu fotoğraflarda bilerek filtre kullanmadım. Gün ışığında rengi bu şekilde. Fırçanın geçtiği yerin bariz olması az önce anlattığım olayı daha net anlatabiliyordur umarım.

Ürün simsiyah evet çok şık ama hemen kirlenecek bir formda özellikle de kapakla kapanan bölmesi. Altında bir düğmesi var adı da ordan geliyor zaten, o düğmeden de pek hoşlanmadım tıklıyorum tıklıyorum ürün gelmiyor, birden geliyor yapısı o kadar akışkan ki dökülecek diye korkuyorum.

Serinin 3 rengi var. 2 ton concealer rengi bir de yeşil rengi bulunuyor. Burada anlattığım Wet'n'Wild CoverAll concealer paletindeki yeşil renk çok kullanmamı gerektirecek bir durum olursa -ki 2 kez belki kullanmışımdır-bana yetiyor.

Bendeki 01 Light rengi. Açıkçası renk skalası da çok yetersiz ve çok akışkan bir yapısı var. Böyle olunca ıslak süngerle uygulayınca ürünün çoğu emiliyor. Daha tok bir yapıda olmalıydı. Yapısı çok ince olduğu için kapatıcılığı çok az. 


Renk skalasının azlığı, fiyatının çok yüksek gramajının çok düşük oluşu. Yapısının çok ince, kapatıcılığının çok düşük oluşu. Fırçasının olup üzerine fırçasının işlevsiz oluşuyla bu kapatıcı sınıfta kaldı. Tek güzel özelliği ambalajı diyebilirim. Kesinlikle önermediğim bir ürün ben aldım bence siz alıp paranızı çöpe atmayın. Günlük makyajımda bitiririm. Bu ürünü beğenmediğim ürünler serisinin devamı gelebilirse orada ve bitenlerde görebilirsiniz.

Gosh hayvanlar üzerinde deney yapmayan listelerde olan bir marka. Ülkemize bu yıl içinde geldi. Fiyatları The Balm'la yarışır durumda. Bu şekilde gramaj hileleri varsa çok daha pahalı demektir. Markaya ve bu seriye ait elimde bir de pudrası var bakalım o nasıl çıkacak.

Okuduğunuz için çok teşekkür ederim. 

Yazılarımdan haberdar olmak için bloguma ABONE olabilirsiniz.

Snapchat/Twitter/İnstagram: bakimgunlugu

Sevgiler.


10 Kas 2015

Duş Jeli #7 | Madame Coco Vanille de Madagascar

Herkese yeniden merhaba,

Yine bir duş jeli yazısıyla burdayım. Duş jellerini su gibi içtiğim ve 1 aya yakın süredir duş jeli yazısı yazmadığım için her hafta duş jeli yazısı geliyor.

Dün yazısını yazdığım vücut losyonuyla aynı serinin duş jelini anlatacağım.
Vanilyalı vücut losyonunun yazısı burada.  


Duş jeli ayırt eden biri değilimdir. Bir aldığımı bir daha almamaya çalışıyorum. Ne kadar çok çeşit denersem o kadar kar sayıyorum. Denedikçe yazmak çok hoşuma gidiyor. Kullandıktan sonra ürünün nasıl olduğunu unutuyorum çünkü bu ürün nasıldı diye dönüp yazılarıma bakmak bana da çok keyif veriyor. 

Yine uzun bir girişten sonra;

Ben bu duş jelini pek sevmedim, neden mi?

Kokusu aldığım, açtığım zamanki koku değil. Bana mı öyle geldi bilmiyorum ama banyoda apayrı bir koku suyla birleşmeden apayrı. İkisi de güzel ama vanilyalı duş jeli kullanıyorum dedirtmedi bana.

Yapısı çok güzel! inanılmaz güzel köpürüyor. Lifi yıkarken köpükler bitmek bilmiyor. Sadece kokusundan memnun kalmadım ki bir duş jelini özel yapan tek şey kokusu benim için. 

Kokusu şimdi şişeyi kokladığımda çok güzel ama sıcak suyla birleşince kokusu değişiyor derlerdi de bana bir yazım klişesi gibi gelirdi. Hakikaten böyle bir durum varmış. İşin garibi kokusu değişiyor evet ama kötü bir kokuya dönüşmüyor. Yine de güzel bir kokusu var.

Yapısı çok güzel kremsi, vaktim olmadığında birkaç kez vücut losyonu kullanamadan çıktım cildimi kurutmadı. 


Ambalajı çok şık, vücut losyonuyla tam bir takımlar. Banyoda çok şık duruyor. 

Kapak tasarımı duş jellerinde en çok sevdiğim tarz bu. Kullanımı çok kolay geliyor bana.



Madame Coco indirimlerinde bu duş jelini denedim sevdim mi sevmedim mi emin olamadığım için bir daha alacağımı düşünmüyorum. Aklımda başka kokuların serilerini denemek var.

Yazımı okuduğunuz için çok teşekkür ederim.

Yazılarımdan haberdar olmak için bloguma ABONE olabilirsiniz.

Snapchat/Twitter/İnstagram: bakimgunlugu

Sevgiler.

9 Kas 2015

Vücut Losyonu #6 | Madame Coco Vanille de Madagascar

Herkese yeniden merhaba,

Bizim buralarda kış kendini yeni yeni göstermeye başladı, ama yavaş henüz. Halen askılı ve kısa kollu giyilebilmekte, kabanlı fotoğraf atanlara inat; sabah sonbahar öğleden sonra ilkbaharı yaşıyoruz. 

Neyse konumuza dönelim, nemlendirme!

Cildim yağlıya dönük karma olmasına rağmen, özellikle eklemlerin - diz, dirsek- çok kurur ve her banyo sonrası yaz kış nemlendirici kullanmak benim için artık bir rutin. Uzun zamandır da bu böyle. Özellikle kış mevsiminde nemlendirici kullanmazsam gün içerisinde üşüdüğümü farkediyorum ve rahatsız hissediyorum. Bu nedenle en fazla 1,5 aya bir nemlendirici bitirip, farklı ürünler deneyip yorumlamayı çok seviyorum. 


Zamanında indirimden aldığım sanki bir daha yokmuş alamayacakmışcasına kullanmaya kıyamadıklarıma nihayet sıra geldiği için bu aralar vücut losyonu duş jeli vücut spreyi kategorilerinde Madame Coco markasını blogumda sıkça görebilirsiniz.

Bu ay kışa en yakıştırdığım kokulardan biri olan vanilya serisindeyim. Bugün de vanilyalı vücut losyonuna nasıl bayıldığımdan bahsedeyim.


Öncelikle çok şık hep gözünüzün önünde olmasını isteyeceğiniz bir şişesi var. Sade ve şık demek ben demek. Ürünün pompalı şişede olması çok rahat oluyor. Hem ihtiyacınız kadar alabiliyorsunuz hem de ürün israfını en en aza indirgiyor. Ne kadar ürün kaldığını da tertemiz bir şekilde görebiliyorsunuz.


Losyonun kıvamı adeta bir krema, çok kolay emiliyor ve hemen nemlendiriyor. Kokusu iştah açıcı tabiki! Sütlü tatlı mı desem, vanilya şurubu mu desem. Kokusuyla ve sabah sersemliğiyle birlikte o kadar güzel mayışıyorsunuz ki, mutlu devam ediyorsunuz güne. Bir vücut losyonu bunu yapabilir mi? Ben diyorsam yapar! :) Yalnızca kullandığınız anda kokusunu hissediyorsunuz ancak kalıcı değil. Serinin devam ürünlerinin kokuları evet vanilya ancak her biri vanilyanın farklı tonları sanki. Devam ürünlerini birlikte kullanmakta kalıcılığı sağlamaz diye düşünüyorum. Seriyi birlikte açtım ama kokuyu sadece ürünleri kullanırken hisssettim. Sadece vücut losyonunu kullandıktan sonra tenimi koklayınca hissediyorum. 

Gramajı 400 ml. oldukça fazla ve uzunca bir süre gidiyor. Buna rağmen fiyatı da özellikle %50+%50 indirimde çok uygun. İlk kişisel bakım ürünleri haftasında serinin diğer ürünlerini değil belki ama vücut losyonundan bir tane daha alacağım.

Kullandığım her ürüne bu kadar anlam yüklemesen çok iyi bir insanım aslında. Ama hepsiyle resmen bir bağ kurup bayıldıklarımla özellikle aşk yaşadığım beğenmediğimi de eh işte deyip kullandığım sürece durum böyle. Ama ben de istiyorum ki yeni bir ürün keşfettim hani kimsede de görmedim. Siz de alın ki benim kadar mutlu kullanın.


Üzerinde yazanlara harfiyen katılıyorum. Gliserin içeren her krem bana iyi geliyor ben bunu anladım. 


Madame Coco markası hem Türk markası hem de hayvanlar üzerinde deney yapmıyor. Çok sevdiğim ve herkese tavsiye ettiğim bir marka. 

Ben bu kış nemlendirmeye doyacak gibiyim. Elimdekiler azaldı ve önümüzdeki indirimlerde vücut losyonlarına yöneleceğim. Kullandıkça yorumlarım blogumda olacak.

Vücut losyonu arayışındaysanız mutlaka Madame Cocoya bakın derim. Yapıları muhteşem. 

Okuduğunuz için çok teşekkür ederim!

Yazılarımdan haberdar olmak isterseniz bloguma ABONE olabilirsiniz. 

Snapchat/Twitter/İnstagram: bakimgunlugu

Sevgiler.





2 Kas 2015

Bitenler #12 | Ekim

Herkese yeniden merhaba,

2,5 aydır bitenler yazısı yazmadığım için burada yazmış olduğum yazının üzerinden 15 gün geçmişti ki, 10 tane ürün birikince ve diğer aya sarkarsa yine çok uzun bir bitenler yazısı yazmak zorunda kalacağım için bu ayı 2 bitenler yazısıyla kapatıyorum ve yeni bir aya tertemiz başlıyorum.

Neler mi bitirdim?



İlk olarak yine banyo ürünlerinden başlıyorum.

Watsons'ın bira özlü serisini ne kadar çok sevdiğimi artık biliyorsunuz, en güzel kokan şampuan bence, diğerleri egzotik kokulu ya da aromalı olabilirler ama ben en çok bu şampuanın kokusunu seviyorum çünkü gün içinde saçlarımı kokladığımda kendimi çok iyi hissediyorum. Detaylı yazısı burada.

Dünyanın en güzel kokan duş jellerinden birini buldum net! Banyoda kendimi o kadar iyi ve özel hissettirdi ki ilk indirimde depolanacak! Detaylı yazısı burada.

Benri diş macunu(sensitive) çok sert bir diş fırçası benim gibi hassas dişleriniz varsa önermiyorum.



Bebak Zeytinyağlı el&vücut nemlendirici kremi bayılarak kullandım. Yeşil olması beni şaşırtmış olsa da, nemlendirmesinden ve emiliminden çok memnun kaldım. Detaylı yazısı burada.

Balmi! Gördüğüm kadarıyla sevmeyeni seveninden fazla, ben severek kullandım, önce nanelisini sonra ahududulusunu bitirdim. Elimde hindistan cevizlisi de var, alırsam naneliyi tekrar alırım. Detaylı yazısı burada.

Dalan d'Olive zeytinyağlı çanta boyu krem; en sevdiğim çanta nemlendiricilerimden. Kokusuna yapısına bayılıyorum, her zaman alıyorum.



Meşhur Watsons cupcakeli ıslak mendillerini ben de çok sevdim, kokusu çok güzel! Denk geldikçe alırım.

Givenchy Play parfüm; Bir Boyner alışverişimizde hediye verilmişti. Çok uzun bir süre kıyamadığımdan son zamanlarda kullandığımdan dolayı son kullanma tarihi geçmiş ve en son kullandığımda boynumu kaşımaktan bırakın kızarmayı olduğu gibi her yerin morardığını ve damarlarımın göründüğünü anlayınca bitenler çantasında yerini aldı. 

En sevdiğim anlatmalara doyamadığım bir ürün daha! Eklips makyaj süngeri, bana göre piyasadaki en uygun fiyatlı en kaliteli sünger. Detaylı yazısı burada. yenisi çoktan açıldı bile. Her zaman 2 yedeklidir.

Lilibe pamuklardan Rossmann'a her gittiğimde alıyorum. Benim için uygun fiyatlı olsun yeterli özellikle disk pamukta çok kalite aramıyorum nedense. Bu seferde lilibe bitti. 

Benim bitenlerim bu şekildeydi. 

Ağustos-Eylül bitenlerimse -> burada.

Çok biriktirmeden yazdım rahatladım:)

Okuduğunuz için çok teşekkür ederim!

Yazılarımdan haberdar olmak için bloguma ABONE olabilirsiniz.

Snapchat/Twitter/Instagram: bakimgunlugu

Sevgiler.




LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...